İRAN.. ‘BOP’un Neresinde’
Önce Irak sonra Suriye, şimdi İran..
Hepsi aynı plan ve projenin farklı adımlarıdır. Bir buna BOP diyoruz.
DÖRT AŞAMALI
Bu BOP, sözüm ona Büyük Ortadoğu Projesi dört aşamalıdır:
Projeye uygun yönetim,
Kaynakların yönetimini ele geçirme,
Etnik, dinsel ve mezhepsel ayrıştırma,
Anayasa üzerinden hedef ülkeyi parçalama.
BİRİNCİ AŞAMA
–1’nci Aşama: Hedef ülkelerde projeye uygun yönetim:
Bunun için seçenek çok..
Ya “doğrudan işgal” tıpkı Irak’ta yapıldığı gibi, Ya “iç karışıklık ve iç çatışma” çıkartmak yoluyla tıpkı Libya ve Mısır’da yaptıkları gibi.
Ya “hem iç savaş hem müdahale” yoluyla tıpkı Suriye’de halen yaşanmakta olduğu gibi.
Ya doğrudan saldırı, bugün İran’a yapıldığı gibi.
Ya da model ülkelerde seçimlerle iş başına gelmiş yönetimleri projeye uygun hale getirmek gibi.
İKİNCİ AŞAMA
–2’nci Aşama: Hedef ülkelerin kaynaklarının yönetimini ele geçirmek:
Bunun için de seçenek çok..
Ya “özelleştirme” diyerek o ülkenin stratejik kaynaklarını doğrudan satın almak gibi,
Ya “yabancı sermaye” diyerek kaynakları dolaylı satın almak tıpkı Libya ve Mısır’da olduğu gibi.
Ya da doğrudan müdahale ile işgal edilen ülkelerde silahlı güçlerle kaynaklara el koymak tıpkı Irak’ta ve Suriye’de olduğu gibi.
Böylece hedef ülkelerde yeraltı ve yerüstü ekonomik hatta insan kaynaklarının yönetimini ele geçirmek.
ÜÇÜNCÜ AŞAMA
–3’ncü Aşama: Hedef Ülkelerdeki insanları ayrıştırmak ve ayrışan grupları güçlendirmek:
Hedef ülkelerde birlikte yaşamakta olan insanları etnik, dinsel ve mezhepsel farklılıklar temelinde, “ileri demokrasi, insan hakları ya da özgürlükler” diyerek ayrıştırıp çatıştırmak ve parçalamak tıpkı Irak’ta olduğu gibi, Suriye’de halen yaşanmakta olduğu gibi.
Ya da model ülkelerde insan hakları ve özgürlükler diyerek bir olan insanları etnik ve mezhepsel temelde ayrıştırmak, ayrışan grupları güçlendirmek gibi.
SON AŞAMA
–4’ncü ve Son Aşama: Anayasa..
Ya iş savaşa sürüklenmiş hedef ülkelerde uluslararası toplum eliyle yeni anayasa diyerek zaten ayrışmış olan ülkeleri anayasa üzerinde federasyon gibi parçalı hale getirmek tıpkı Irak gibi, Suriye’de halen devam etmekte olduğu gibi.
Ya da ayrıştırılmış model ülkelerde ise yine yeni anayasa diyerek ülke yönetimini projeye uygun hale getirmek gibi.
Ve nihayetinde ister hedef ister model ülkeleri devlet mekanizmasının ve kaynak yönetiminin gücünü kullanarak ya anayasal düzenlemelerle ya da ayrışan ve güçlendirilen grupları çatıştırmak yoluyla bir iç kargaşa yaratıp, bunun sonucunda yine anayasal düzenlemeyle hedef ülkeleri bölmek.
İşte “BOP BOP” diyerek bölgemizdeki ülkelerinin parçalanması ve sınırlarının değiştirilmesi için uyguladıkları planın satır başları budur.
X X X
Şimdi burada gelelim İsrail’e..
BOP’un hedefi olan Türkiye elbette ki İsrail’in de hedefindedir.
İster BOP ister BİP olsun, Türkiye hedeftir ama nasıl?
ABD/İsrail Türkiye’yi açıktan nasıl hedef alabilecektir?
Belki en önemli konu budur ancak..
Bu noktada savaş düşünmeyiniz, iç savaş da düşünmeyiniz, Türkiye ne ABD ne İsrail’le savaşa girmez.
Türkiye’de iç savaş da çıkmaz.
Peki bu savaş çığlıkları neden diyorsanız, model ülkeleri sindirmek korkutmak için, olan bitenler karşısında tepkisiz hale getirebilmek için.
X X X
Peki proje nasıl yürüyecek diyorsanız..
BOP’un aşamalarına tekrar bakınız, mesele kaynakların yönetimi ve ayrıştırma.
Mesele parayla kaynak yönetiminin satın alınması ve ileri demokrasi denilerek hedef ülkenin kendi içinde etnik ve mezhepsel ayrıştırılması meselesidir.
Son aşama zaten anayasadır, anayasa üzerinden model ya da hedef ülkenin projeye uygun hale getirilmesi meseledir.
X X X
Bunu biraz açalım..
BOP projesine göre, Irak ve Suriye güney hudut boylarında ortaya çıkan özerk yerel yönetimlerin ayakta durabilmesi için, Türkiye’de merkezi yönetimden güçlü yerel yönetimlere geçilmesi gerekiyor.
Sadece bu mu?
Hayır.
Özelleştirme yoluyla satın kaynakların geri alınmasını önlemek için anayasal teminat gerekiyor.
Yine projeye göre, Taşnakçı PKK terör örgütünün legalleşerek Türkiye ile iç içe olması hatta gerektiğinde ÖSO gibi kullanılması gerekiyor.
Dahası..
Fener Rum Patrikhanesi’nin anayasal teminat altında Vatikan gibi devlet içinde devlet olması,
Heybeliada Ruhban Okulu’nun milli eğitim sistemine dahil edilmesi gerekiyor.
Dahası..
Projeye göre, Osmanlı’da tapu verilmiş bağ, bahçe, arazi, vakıf malları gibi toprağın tapu sahiplerine geri verilmesi gerekiyor.
Yani?
Büyük İsrail meselesi bir plandır, BOP projesi de bu planın ABD silahlı güçleri ve ekonomik kaynaklarıyla desteklenerek projelendirilmiştir halidir.
Yani BOP, kurtuluş savaşıyla parçalanan Sevr’in yeni yüz yıl versiyonudur.
X X X
Türkiye BOP’a karşı açık ve aleni tavır almalı, özelleştirme diyerek kaynaklarının yönetimini satmamalıdır..
Türkiye üniter devlet yapısından asla vazgeçmemelidir.
Türkiye’de siyaset, bir olan bir ulusu etnik ve mezhepsel temelde ayrıştırma çabalarına bir son vermelidir.
Unutulmasın ki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilk dört maddesi ile başlangıç hükümleri değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
Ülkemizi hedef almış her türden plan ve projelere karşı çıkış yolumuz Atatürk ve Cumhuriyet, Türk ulus devlet birliğini ve bütünlüğünün teminatı olan alan laik ve üniter Anayasa’dır.
///
Başta sorduğumuz soruya gelirsek..
İran şimdi BOP’un ilk aşamasındadır yani projeye uygun yönetimi iş başına getirmek.
Bu başarılabilirse eğer, bunu İran’ın ekonomik kaynaklarının yönetimini ele geçirmek ve ardında da etnik ve dinsel ayrıştırma gelecektir.
Son aşama anayasadır, çok dilli aslında dilsiz, çok bayraklı aslında bayraksız, çok kimlikli ama aslında kimliksiz bir insan topluluğuna gider iş..
Yani, projeye uygun bir millet ve bir devlet yönetimi..
Tarih, kendinden ders almasını bilmeyen uluslar için tekerrür ediyor.



