İsrail’in ‘Suriye Tezgahı’
Önce İsrail...
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile yakın bir şekilde çalışarak Orta Doğu haritasını yeniden çizeceklerine inandığını söyledi.
Netanyahu, “Ancak Başkan Trump ile yakın çalışarak haritayı daha da iyi bir şekilde yeniden çizebileceğimize inanıyorum.” ifadesini kullandı.
Sonra ABD..
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, “ABD, Gazze Şeridi’ni devralacak ve biz de onunla bir iş yapacağız. Sahanın sahibi olacağız ve sahadaki tüm tehlikeli patlamamış bombaların ve diğer silahların imhasından sorumlu olacağız,” ifadelerini kullandı.
Ve bugün..
Bugün Türkiye, 1982’de ilan edilmiş bir İsrail Planı, 2006’da ilan edilmiş bir ABD Projesi ile karşı karşıyadır. Ortadoğu’da bu küresel projeyi durdurabilecek güce sahip tek ülke Türkiye’dir.
Türkiye, bu ihanet projesine karşı tavır almalıdır. Bu tavır alınmaz ise eğer..
İsrail’in mazlum Filistin Halkına karşı yaptığı soykırım ve katliamlara her gün bir yenisi eklenebilir.
Durum bu..
X X X
Öte yanda..
Suriye’de sınır ötesi harekat devam ediyor, Mehmetçik Suriye’de Irak’ta teröre karşı operasyonlarını sürdürüyor.
Ülkemize gönderilen milyonlarca sığınmacı, buna bağlı olarak Türk Ordusu ile müşterek harekata katılan ÖSO, Özgür Suriye Ordusunun geleceği endişelere yol açıyor.
Bununla birlikte, dünya İsrail’in Ortadoğu Planını konuşurken Türkiye bu siyasi ve askeri stratejiyi görmezden geliyor.
Ekranlarda duyulan üstü örtülü açıklamalar akıl karıştırmaktan öteye geçemiyor, bugün dahi Türkiye’de İsrail’in Ortadoğu coğrafyası içindeki Müslüman ülkelere ilişkin hedef ve emelleri konuşulmuyor.
Konuşulmayınca da siyasi iktidarın Suriye politikasının perde arkası açılamıyor.
‘YINON PLANI’
İşte Dünya Siyonist Dergisi Kivunim ,Şubat 2982 sayısında Oded Yinan imzalı, önsöz yazarı İsrael Shahak’ın kaleme aldığı orijinal adıyla ‘A Strategy for Israel in the 1980s’ Ortadoğu Planı’nın Suriye ile ilgili olan bölümü:
SURİYE VE LÜBNAN
“Lübnan’ın beş bölgeye bölünmesi Mısır, Suriye ve Irak da dahil olmak üzere tüm Arap dünyası için bir başlangıçtır ve aslında Arap yarımadası şimdiden bu yolda ilerlemektedir.
Suriye ve daha sonra Irak’ın feshi ve Lübnan’da olduğu gibi etnik ve dini bölgelere ayrılması İsrail’in uzun vadede Doğu cephesindeki bir numaralı hedefidir ve bunun için kısa vadede bu devletlerin askeri gücünün feshi ana hedeftir.
‘BEŞ PARÇALI SURİYE’
Suriye etnik ve dini yapısına istinaden tıpkı bugün Lübnan’da olduğu gibi birkaç eyalete bölünecek ve kıyıda Şii-Alevi bir eyalet, Halep bölgesinde Sünni bir eyalet..
Şam’da Kuzey komşusuna düşman olan bir diğer Sünni eyalet olacak ve Dürziler de belki bize ait olan Golan’da, mutlaka Havran’da Kuzey Ürdün’de başka eyaletler kuracaklardır.
Bu gelişmeler uzun vadede barış ve güvenlik için garantör olacaktır ve bu hedef bugün bile erişebileceğimiz bir noktadadır.
‘BU BÖLGELERDEN DIŞARIYA GÖÇ VERİLMELİ’
Savaşta ya da barış koşulları altında, bölgelerden dışarıya göç verilmesi ve ekonomik demografik durgunluk ırmağın iki yakasındaki gelecek olan değişimin garantisi olacaktır ve yakın gelecekte bu sürecin hızlanması için aktif olarak çalışmalıyız”.
Durum bu..
X X X
Yınon planında yer alan bu bölgelerden dışarıya göç meselesi, insan aklına Türkiye’ye gönderilen milyonlarca sığınmacıyı akla getiriyor.
Bugün Türkiye’de kısa adıyla BOP neredeyse sokakta top oynayan çocukların bildiği bir Ortadoğu’daki Müslüman ülkeleri parçalama projesi konuşuluyor, ancak bu projeye temel teşkil eden Yinon Planı ise konuşulmuyor.
Oysaki BOP’un siyasi ve askeri stratejisi Yınon Planına dayanıyor ve Türkiye kendisinin de hedef alındığı bu plan ve projelere karşı harekete geçiyor, geçemiyor.
1991 Körfez savaşı ile 2003 ABD-Irak savaşında Türkiye’nin ABD’ye verdiği desteğin ne yazık ki bu plan ve projelere nasıl bir katkı sağladığı ise hiç düşünülmüyor.
Eğer ki Türkiye İsrail’i durdurmak istiyorsa, öncelikle komşusu Suriye ile anlaşmalı, sığınmacı sorununa çözüm bulmalıdır.
Eğer ki Türkiye İsrail’i durdurmak istiyorsa, kaynaklarını yabancılara satmamalı, Cumhuriyet’in kuruluşunda olduğu gibi üretime dayalı ve kendi halkının refahını önceleyen bir ekonomi politikası izlemelidir.
Erdal Sarızeybek
Araştırmacı Yazar
Kitap:

Büyük Suikast/Kürt Gerçeğinde Bilmediklerimiz



