Türkiye’de.. ‘Haçlı Tuzağı’

Türkiye terörden çok acı çekti.
Birinci Dünya Harbinin 4 yıl, ikincisinin 6 yıl sürdüğü bir dünyada, terörün 40 yıldır sürüyor oluşu kabul edilebilir durum değildir.
Gerçek şu ki, bu ülkede terörün bitmesini istemeyen -asıl sahipleri hariç- bir kimseye rastlamak da olası değildir.
Türk Milletinin her ferdi bu teröre son verilmesini istiyor, çünkü yakın Türk tarihi terör yüzünden çekilen acıları tanımlamak ve ödenen bedellerin ağırlığını hesaplamakta artık zorlanır bir hale düşüyor.
Kaldı ki taktik yapıya sahip bir örgütü etkisiz kılabilmek, Türkiye gibi stratejik güçlere sahip bir ülke için sorun olmaktan uzaktır.
PKK’NIN ARKASINDA KİM VAR
Burada mesele, adı pkk olan örgütün etkisiz kılınması değil, bu örgütün nasıl olup da Türkiye’ye karşı 40 yıldır varlığını sürdürebilmiş olmasıdır.
Bu soru kendine akılcı ve mantıklı bir yanıt bulmalı ki Türkiye teröre son verip aradığı huzur ve güveni kalıcı olarak tesis edebilsin.
Bu çerçevede değerlendirilmek üzere..
Strateji, asıl hedefe giden yolda olası engelleri önceden tespit edip etkisiz kılarak ana hedefe ulaşmayı gösteren bir yol haritasıdır.
Taktik ise bu stratejinin bir parçasıdır, ana hedefe giden yoldaki engelleri açar.
Böyle bakıldığında terör örgütü pkk, siyasi stratejik hedefi olan taktik bir örgüttür.
Mücadele edebilmek için taktik operasyonlarla birlikte stratejik hedefi etkisiz kılabilecek siyasi hamlelerin yapılması gerekir. Bu yapabilmek için de örgütün asıl hedefinin ne olduğunu ortaya koymak zorunludur.
Bu çerçevede..
Türkiye, son 40 yıldır, sahip olduğu stratejik güçleri bu taktik örgüte son vermek maksadıyla zaten yöneltmiştir.
Ancak, taktik operasyonlarla etkisiz hale getirilebilecek bir hedefe stratejik güç kullanmak bir yanda Türkiye’yi yormuş, öte yanda örgütün stratejik hedefinin gözden kaçırılmasına neden olmuştur.
Bu durum, sebep olduğu ağır bedellerle birlikte, asıl siyasi stratejik hedefe karşı mücadelenin de sonuçsuz kalmasına yol açmıştır.
Bu nokta önemlidir..
PKK BİR HAÇLI TUZAĞIDIR
Terör örgütü pkk sanıldığı gibi Marksist Leninist bir örgüt değildir.
Zaten..
ABD/İsrail’in maşası olan bir örgütün kendine münhasır ideoloji sahibi olabileceğini düşünmek de akıl sınırlarını zorlayabilir.
Bu eksende bakıldığında, terör örgütü Fetö’nün de siyasal İslamcı bir örgüt olmadığı söylenebilir.
Yani..
Terör örgütü Pkk’nın sanıldığı gibi Anadolu’da bir Kürt devleti kurmak için yola çıkarılmış bir örgüt değil, Fetö’nün de şeriat devleti kurmak için yapılandırılmış bir örgüt olmadığını söylemek mümkündür.
TERÖRÜ ABD/İSRAİL YÖNETİYOR
Yaptığım tüm araştırmalar, terör örgütü Pkk ve Fetö’nün, taktik yapıları ve siyasi stratejik hedefleri bakımından birbirinin devamı olduğuna işaret ediyor.
Malazgirt’ten Sevr işgal sürecine giden yakın Türk tarihine bakıldığında, bu her iki örgütün de siyasi stratejik hedefinin Haçlı seferlerinde güdülen amaçlarla örtüştüğü anlaşılıyor.
Nedir bu?
Bu amaçların, ‘Bin yıldır Anadolu’da hüküm süren Türk hakimiyetine son vermek, kaynakların yönetimini ve kutsal mekanları yeniden ele geçirmek’ olduğu Haçlı seferleri incelendiğinde açık görülebilir.
Bu pencere açıldığında..
Sayılan bu stratejik siyasi hedefler yanında Pkk’nın Kürtçülüğü ve Fetö’nün İslamcılığının asıl hedefe giden yolu örtülemek maksatlı stratejik bir Haçlı operasyonu olduğunu söylemek artık mümkündür.
Bu noktada..
Günümüz dünyasında bir ulusun hakimiyetine son vermek için savaş açmak gerekmiyor, sadece o ulusun demografik yapısını değiştirmek, sadece o ulusun varlığının teminatı olan anayasasını değiştirmek, istenen amaca ulaşılmasını sağlayabilir.
Zaten anayasal varlığını ve demografik yapısıyla yönetim gücünü yitirmiş bir ulusun sahip olduğu kaynakları ele geçirmek düşünüldüğü kadar da zor olmayabilir.
TUZAĞA DÜŞMEYİNİZ
Bugün..
Türkiye’nin, teröre son vermek maksadıyla, anayasal ve yasal düzenlemeler yaparak Türkiye’nin ulus devlet, üniter devlet yapısıyla ilgili stratejik kararlar alma arifesinde olduğu biliniyor.
Son kırk yılın ağır tecrübesine sahip Türkiye, nasıl ki taktik bir örgüte stratejik güç kullanmanın sonuç vermediğini biliyorsa, taktik bir yapıya karşı stratejik karar almanın da beklenen sonucu veremeyeceğini görmelidir.
Türkiye teröre son vermek maksadıyla atacağı her adımda yol açmak değil, bu terör örgütlerinin stratejik Haçlı hedeflerine giden yolunu nasıl kapatabileceğini öncelikle düşünmek durumundadır.
Erdal Sarızeybek
Araştırmacı Yazar




